PAYLAŞ

İnşaat mühendisliği doğadaki güç kaynaklarını insanlığın refahı ve yararı için yönetme sanatıdır. Bu sanatın ilk örneklerine MÖ.4000 ve MÖ.2000 yılları arasında Antik Mısır ve Mezopotamya bölgelerinde rastlanmaktadır. Yerleşik hayata geçişle birlikte yerleşim yerleri arasında doğan ulaşım ihtiyacı da bu alandaki çalışmaların artmasını sağlamıştır. Modern zamana kadar inşaat mühendisliği ile mimarlık arasında net bir ayrım yapmak kolay olmamıştır. Önceki zamanlarda inşaat mühendisliği kavramı ile imar eden, inşaat planlarını yapan ve bunların kurulmasını sağlayan kişi anlamına gelen ‘Mimar’ kavramı birbirlerinin yerine kullanılmıştır.

Mısır Piramitleri

Tarihçilere göre, Piramitler Mısır’da MÖ 2800-2400 döneminde inşa edildi ve şimdiye kadar yapılmış ilk büyük yapılar olarak gösterilmektedir. MÖ. 200 civarında inşa edilen Çin Seddi, eski inşaat mühendisliğinin bir başka başarısı olarak kabul edilir. Romalılar imparatorluklarında, su kemerleri, köprüler ve barajlar gibi geniş yapılar geliştirdiler. İnşaat mühendisliği ile ilgili fiziksel bilimlere bilimsel bir yaklaşım, MÖ.3. yüzyılda Arşimet tarafından, yüzdürme ile ilgili Arşimet Prensibi ve Arşimet su alımı için kullanılan Arşimet Prensibi kullanılarak uygulanmıştır.

Yakın Tarihteki Örnekler

İnşaat mühendisliği uygulamalarının yakın tarihteki örneklerine bakacak olduğumuzda gözümüze ilk olarak Machu Picchu(Peru) çarpmaktadır. Yaklaşık 1450 inşa edilmiş, İnka imparatorluğunun zirvesinde bir mühendislik harikası olarak kabul edilir. Andes dağlarında, tarihin en usta su kaynakları mühendislerinden bazılarının yardımıyla inşa edilmiştir. Machu Picchu halkı akan su, drenaj sistemleri, gıda üretiminden oluşan 500 yıldan fazla bir süre dayanabilecekleri dağlık bir şehir kurdu.

Machu Picchu (Peru)

18.Yüzyıl ve Sonrası

18.yüzyıla kadar mühendislik ve bilim alanındaki araştırmalar genellikle askeri amaçlara yönelik olmuştur. Askeri disiplinden ayrılmış ilk kolej ABD’de 1819 yılında açılan Norwich Üniversitesidir. 19.yüzyılda ABD ve Avrupa ülkelerinde inşaat mühendislikleri toplulukları kuruldu. Dünyada inşaat mühendisliğini disiplin olarak içeren üniversitelerin sayısı, 19. Ve 20. Yüzyıllarda muazzam bir artış göstererek bu teknolojinin önemini ortaya koymuş oldu. Türkiyede ise inşaat mühendisliği eğitim ve öğretimi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin de başlangıcı sayılan, ıslahat çalışmalarının bir sonucu sayılan Mühendishane-i Bahri-i Hümayun ile başladığı kabul edilmektedir.

Mühendishane-i Bahri-i Hümayun

Günümüzde inşaat mühendisleri çok büyük projelerde yer almaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte inşaat mühendisinden beklentiler artmıştır. Sahip olunan karmaşık ve devasa yapılar gelişmişlik düzeyi ile ilişkili olduğundan ülkeler bu konuda yarış içine girmişlerdir. Bu yarış içerisinde inşaat mühendisleri büyük bir rol oynamakta ve kendisinden güncel gelişmeleri takip etmesi ve kendini sürekli yeniliyor olması beklenmektedir.

 

1 YORUM

  1. Gerçekten bilgilendirici olmuş gayet net bir şekilde açıklamışın devamını bekliyoruz teşşekkürler.İnşallah kendini bozmadan devam edersin başarılarının devamını bekliyorum

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz