PAYLAŞ

Kendin için yaşamak… İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Her zaman, her koşulda herhangi bir varlıkla iletişim kurma ihtiyacı hisseder, bu küçük bir oyuncak olsa bile… Yetişkinler için pek mantıklı olmasa da küçük bir çocuk için iletişim kurup arkadaşı olabilecek bir konumda olabilir herhangi bir oyuncak. Asıl konuya gelecek olursak, sosyal bir varlık olarak insan, belli bir toplumun içinde yaşama ihtiyacı hisseder. Bu toplum, zamanla kendine özgü birtakım ahlak ve görgü gibi yazısız kuralları oluşturur. İnsanların birçoğu bu kurallara uyup, sınırını asla aşmadan yaşamına devam eder.

Toplumun içinde yaşayan bir birey toplum tarafından konulmuş bu kuralların aslında çok anlamsız olduğunu düşünüp, diğerlerine göre farklı bir bakış açısına sahip olabilir. Bu birey toplumun koyduğu fakat ona anlamsız gelen kuralları çiğnediğinde yanlış mı yapmış olur? Veya yalnızca başka bir birey için doğru olmayan bir eylem gerçekleştirdiğinde, bir söz söylediğinde tüm bu davranış, söz veya hareketleri onun yanlış yaptığı anlamına gelir mi? Diğer insanların tamamı hatalı ve yanlış düşünüyor olamaz mı? İlla herhangi biri yanlış yapıyor olmak zorunda mı? Bu insan gerçekten hata yaptıysa toplumdan dışlanması, uzaklaştırılması gerekir mi? Tüm bu soruların düşünmeye değer olduğu kanaatindeyim. Ayrıca yukarıda değinmeye çalıştığım olayların daha doğru şekilde algılanıp mantıklı tepkiler verilmesinde eğitim ve okumanın çok yakından ilgisi olduğu düşüncesindeyim.

Hatır ve Ben

Genelden özele doğru giderek toplumun çekirdeğini oluşturan aileye ve bununla bağlantılı olarak bence en önemlisi toplumun geleceği olan çocuklar üzerinde durmak istiyorum. Türk aile yapısında “hatırım için” sözü çok yaygındır ve önemli bir yer tutar. “Hatır için çiğ tavuk bile yenir.” atasözü de bunun güzel bir örneğidir. Aileler tarafından çocuklarına söylenen ‘beni seviyorsan”, “benim için”, “hatırım için” gibi benzer sözler, küçük yaşta çocuğun annesini, babasını ve çevresindekileri öncelikli olarak mutlu ve memnun etme misyonunu çocuğun bilinçaltına yerleştirir. Bilinçaltındaki başkalarını memnun etme kaygısıyla hayata başlayan çocuklar, okulundaki sınavlarından yüksek almayı, yolda gördüğü birisine yardım etmeyi, bir spor dalında başarılı olmayı veya enstrüman çalmasını öğrenmeyi etrafındakilerin ve ailesinin takdirini kazanmak, onları mutlu etmek için yapar. Sonucunda da bu, o çocuğun yaşama amacına dönüşür. İlerleyen dönemlerdeki insan ilişkilerinde kendisini mutlu etmek, kendi ihtiyaçlarını ön planda tutmak yerine, çevresindeki insanların mutluluğunu ve ihtiyaçlarını ön sıraya koyar ve bir süre sonra “ben” kavramını unutur.

Çevremizdeki insanları mutlu ettiğimizde, ona bir iyilik yaptığımızda biz de mutlu oluruz. Bunun olması çok normaldir çünkü bu karşımızdaki insanın mutluluğunun bize yansımasıdır. Fakat yukarıda bahsettiğim gibi başkalarının mutluluğunu ve isteklerini ön plana koyup, bunları gerçekleştirmek koşuluyla onların bizi seveceğine şartlanmak son derece yanlıştır. Bir arkadaşınızın isteğini yerine getirdiğinizde, onun size söyleyeceği onlarca sevgi sözcüğü sadece arkadaşınızın istediğinizi yaptığınız içinse, siz mutlu olsanız bile geçici bir durum olacaktır. Arkadaşınızın aradığı şartları sağlamadığınız takdirde onlarca sevgi sözcüğünden geriye koca bir hiç kalabilir. Karşı tarafa yapılan bir iyilik, yardım veya başka bir şey, sadece siz onu istediğiniz için yapılmalıdır ve karşılıksız olmalıdır tıpkı sevginin de koşulsuz ve karşılıksız olması gerektiği gibi.

Hayır Diyebilmek

Her insan özgür bir birey olarak, kendi kararlarına, hislerine ve ihtiyaçlarına öncelik vermeli, başkasının kendisinin adına karar vermesine de izin vermemelidir. Kişi her zaman haklı olamayacağı gibi, karşı tarafın da her zaman haklı olamayacağını bilmeli ve söylenilenler üzerine düşünüp kendi kararını yine kendisi verebilmelidir. Farklı fikir ve hisleri yüzünden kendini değiştirmeye çalışmamalı, her zaman fikirlerinin ve hislerinin arkasında durmalıdır. Son olarak bence, “hayır diyebilmek kendin için yaşamanın en önemli kuralıdır. Arkadaşınızın istediği bir şey, sizin sınavınıza çalışmanıza, değer verdiğiniz başka birisiyle görüşmenize, kendinize vakit ayırmanıza, kendinizi geliştirmenize engel oluyorsa taviz vermeyin. Ve bunun gibi olaylar sizin için öncelikli sıradaysa kendinizden taviz vermeyin. Sadece “hayır” demesini bilin. Sizi ne olursa olsun karşılık beklemeden sevecek ve değer verecek insanların olacağını ve bunun en başında ailenizin geldiğini unutmayın.

-Furkan Cengizler

-Teknik Boyut 2019

http://www.itumhk.com/

 

Eğer kendin için yaşamak başlıklı yazımızı beğendiyseniz ve daha fazla özgün makale görmek istiyorsanız sitemizin “Bizce” alt başlığına göz atabilirsiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz