PAYLAŞ

Bu hafta Yaşayan Değerler etkinliğimizde İTÜ Mimarlık 1943 mezunu emekli Profesör Sayın Ruhi Kafescioğlu ile beraberdik. Aynı zamanda yeğeni İTÜ Kimya Mühendisliği 1982 mezunu Sayın Ayşegül Kafescioğlu de bizlerleydi. Sayın Ruhi Bey ve yeğeninin evinde misafir olma ayrıcalığını elde eden x şanslı kişi olarak yerlerimizi aldık. Daha sonra Ruhi Bey’in, içerisinde kitaplıklarının ve hâlâ üzerinde zaman geçirdiği çalışma masasının yer aldığı oturma odasında ikram edilen çayları içtik. Birlikte son derece samimi sohbetimize başlarken bizler de kendimizi tanıttık. Ziyaret sebebimizi kısaca anlattık. Bu değerli mezunlarımızın yaşamından kesitler dinleyip, deneyimlerinden faydalandık.

Ruhi Kafescioğlu ile sohbetimize kendisinin İTÜ anıları ile başladık. İTÜ bilindiği üzere askeri kökenli, yatılı bir okuldu o dönemde. Paralı veya parasız, yatılı öğrenciler bir sınavla okula alınıp sıkı disiplin içerisinde öğrencilik yaşamlarını sürdürüyorlardı. Mezunumuz ilk önce küçüklüğünden beri mühendislik istemesine rağmen babasının isteği ve baba mesleği olduğundan ötürü Tıbbiye’ye kayıt olmuş. Daha sonra arkadaşları ile birlikte Mühendishane’nin sınavlarına girerek mimarlık öğrencisi olmaya hak kazanmış. Okulumuzda öğrenim gördüğü dönemde dönemin cumhurbaşkanının oğlu, içişleri bakanının oğlu gibi birçok ülkemiz tarihinin önemli kişilerinin çocukları ile arkadaşlık kurmuş ve eşit şartlarda okul hayatlarını sürdürmüşler. Savaş döneminde dahi dönemin en iyi yabancı hocalarından ders alıp 3. sınıfta gördükleri topoğrafya eğitiminin ardından, yaz dönemlerinde, iş makineleri olmadığı halde, Kurtalan İstasyonu gibi stratejik önemi büyük birtakım merkezlerin inşaatlarında çalışarak ülkenin kentleşme sürecine paha biçilemez katkılarda bulunmuşlar.

1957-Yem Kuruluşu

Yapı Endüsti Merkezi, www.yem.net

1955 yılında doçent olarak malzeme dersini üstlenmek üzere Almanya’ya gitmiş. Birtakım Avrupa ülkelerinde Yapı Endüstri Merkezleri olduğunu fark edip birçoğunu görme şansını yakalamış. Kişisel tüm çıkarlarını arka plana atarak 12 arkadaşı ile birlikte Türkiye’de YEM kurmak için 1957 ‘de ülkeye dönüş yapmış ve üniversiteden herhangi bir yardım almaksızın YEM kurmuşlar. 1971 yılına kadar başkanlığını sürdürmüş.

Toprak mimariye çok önem veren sayın mezunumuz, toprağı ilk kez malzeme programına almış. Toprağın hem insan sağlığı açısından hem de çevre açısından önemine vurgu yapan mezunumuz, emekli olduktan sonra da toprak ile ilgili çalışmalarına devam etmiş ve hâlâ bir üniversite bünyesinde devam ediyor.

Almanya’da mavi yakalılar bile operaya gidiyor

Bir asırı devirmeye sadece bir yaş uzakta olan mezunumuz, günümüz Türkiye’si hakkındaki endişe ve görüşlerini de dile getirdi. Bireylerin kültür seviyesinin ülke geleceği üzerindeki etkisinden söz eden mezunumuz ‘’ Sokaklara asfalt dökmekle veya yasakla cezayla kültür olmuyor, insanların içinden gelmesi gerekiyor. Bunun için de ilkokuldan itibaren eğitim çok önemli. Almanya’da mavi yakalılar bile operaya gidiyor.’’ dedi. Günümüzde çocukların ezbere dayalı eğitim aldığını ve bunun sonucunda sorgulayamayan bir neslin yetiştiğini belirtip, kendi dönemi ile bu dönemin karşılaştırmasını şöyle yaptı: ‘’ Biz dünyada gelip yaşayıp giderken güzel ürünler bırakmak üzere çalıştık. Bizim için ülkemizin refahı öncelikli idi. Sonrasında geniş toplum, dar çevre ve en son ben kavramı geliyordu. Şu zamanda bu tam tersine döndü birçok insan rant çabasına girdi.’’

Türkiye’nin dört bir yanından kerpiç yapı örnekleri

Ülkemizden kerpiç ev örnekleri, www.mühendisbeyinler.net

Prof. Kafescioğlu kerpiç yapılar ile ilgili çalışmalardan da bahsederek bizi aydınlattı: 10.000 yıl öncesinde ilk kerpiç ev Salihli’de yapılmış ve Amerikalı uzmanlar bu yapıyı incelemiş kalıp çıkarmışlar. Günümüzde tuğla, topraktan daha fazla kullanılmasına karşın toprak yapılar özellikle afet anında çok daha sağlammış. Ülkemizde kerpiç denilince samanlı toprak geliyor insanların aklına ancak dünyada stabilize edilmiş nitelikleri geliştirilmiş toprak blok olarak bilinir. Alker de nitelikleri geliştirilmiş türlerden biri ve kendisinin üzerinde çalıştığı türlerden biri imiş. O dönemde kerpiç ile ilgili çalışmalara çok önem verilirmiş, Toprak Araştırma Enstitüleri çok aktif çalışırmış. Mustafa İnan yönetiminde 12 bölgede kerpiç yapı araştırma çalışmaları yapılmış, ikişer kişilik ekipler Türkiye’nin dört bir yanından kerpiç yapı örnekleri getirmişler.

Birinci Ağızdan Atatürk

Mezunumuz konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsederek tamamladı. Atatürk’ün tüm inkılaplarını canlı olarak yaşayıp uygulayan Kafescioğlu, Atatürk’ün vefatında ve son uğurlamasında da bizzat bulunmuş. 1933’te Çankaya Köşkü’nün yapıldığı dönemde, dünya üzerindeki en iyi mimarların getirildiğini ancak Çankaya Köşkü üzerinde çalışmak yerine okul yapımında görevlendirildiklerini özellikle vurgulayan mezunumuz, Atatürk’ün sanata ve sanatçıya çok saygılı olduğunu ve Çankaya Köşkü inşaatında sadece şahsi ihtiyaçlarını belirterek mimari plana asla karışmadığını söyledi.

KALKACAĞIZ, SAVAŞACAĞIZ VE DÜZELTECEĞİZ

Sayın Ruhi Kafescioğlu konuşmasını sonlandırmadan hemen önce ‘’ Yeteneksiz Yetkili İnsan’’ kavramının arttığı bu günlerde verdiği bir öğütle bizlere cesaret ve güç aşıladı: “KALKACAĞIZ, SAVAŞACAĞIZ VE DÜZELTECEĞİZ!”

Editör : Aslan Berke Bayrak

PAYLAŞ
Önceki makaleİş Güvenliği
Sonraki makaleVenedik’i Batmaktan Kurtarmak: MOSE
“İTÜ Mezunları Derneği Öğrenci Kulübü” 2014 yılında, kendilerini geliştirme konusunda oldukça büyük gayret sarf eden üniversite öğrencileri önderliğinde kurulmuş, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 300’ü aktif toplam 5000’e yakın üyesi olan en aktif öğrenci oluşumlarından biridir. Düzenlediğimiz etkinlikler ve yürüttüğümüz projelerle İTÜ’lü mezunlar ve öğrenciler arasında köprü görevi görmekteyiz. İTÜ kültürü yıllar önce şu an bizim oturduğumuz sıralarda oturan asırlık çınarlardan, engin tecrübelerden öğrenmeye; bu eşsiz ve değerli kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz