PAYLAŞ

1951 yılında İspanya’da dünyaya gelen Santiago Calatrava, mimar, mühendis ve aynı zamanda sanatçıdır. İspanya ve İsviçre’de eğitim görmüştür. 1991’de inşa edilen Muntjuic Radyo Kulesi ile ün kazanmıştır. Çeşitli ülkelerde yüksek maliyetli projeleri hayata geçirmiştir. Ağırlıklı olarak müze, tren istasyonu, köprü ve kule projeleri bulunmaktadır. Projelerinde, mimarlık ve mühendislik arasındaki dengeyi sağlamayı hedeflediğini söylemektedir.  Mantıken mimarlık ve mühendisliği kendinde toplayan biri bu dengeyi sağlayabilirse, tasarımlarının taşıyıcı olarak sınırları zorlayabilen, hızlı ve uygulanabilir olması beklenir. Bu açıdan bakıldığında Santiago Calatrava teorik olarak örnek alınası bir modeldir.

Calatrava’nın eserlerini incelediğinizde doğanın ve insanın uyumundan esinlenen bir form arayışında olduğu izlenimi oluşmaktadır.  Bu konuda şöyle demektedir: “Yapımda benimsediğim doğa ve insanın birlikteliği ilkesi sayesinde insanlar o yapıda kendinden bir iz görüyor ve yapıyla bütünleşiyor”. Tasarımları göze hoş gelse de; yapıların çevre ile bağ kurmayan, müzede sergilenecek nitelikte eserler olduğu görülmektedir. Çoğu yapısında teknik hatalar ile görülen işlevini yerine getiremeyen mekanlar, fonksiyonelliğe önem verdiğini söyleyen Calatrava’nın kendisiyle çeliştiğini açık bir şekilde göstermektedir.

Yapılarda Yaşanılan Sorunlar

Calatrava’nın yaptığı yapılarda görülen sorunların derecesini anlamak için, somut yapıları inceleyelim. Bilbao’da tasarladığı yaya köprüsünün zemini, ışıklandırma için cam karolarla kaplanmıştır ancak yüksek yağış ve buzlanma olaylarının yaşandığı şehirde, yayalar sık sık kayarak sakatlanmalar yaşamıştır. Daha sonra belediye düşme vakalarını engelleme amacıyla kauçuk bir halı ile kaplamıştır, fakat çıkan bir fırtınada halı uçmuş ve yaralananlar olmuştur.

Alava bölgesindeki bir şarap imalathanesinde yaptığı kıvrımlı çatı tasarımı, şarap için önemli olan nem kontrolünü engelleyen sızıntı problemine neden olmuştur. Tesisin sahibi Domecq Calatrava’yı bu olaydan dolayı dava etmiştir. Yine aynı şekilde onarımdan dolayı Ponte della Costituzione yaya köprüsündeki yüksek onarım maliyetleri nedeniyle Calatrava mahkemeye verilmiştir. Biz bu yaşananları, kariyerinin bir bölümünde heykeltıraşlık yapan Calatrava’nın mimarlığın temel prensiplerinden uzaklaşmış olmasına bağlıyoruz.

La Paloma (Güvercin)

Uçan bir kuştan esinlenerek tasarladığı La Paloma (Güvercin) lakabıyla anılan ve 2000 yılında hizmete giren terminalde, gelen yolcu salonuna yer vermemiştir. Yolcular gümrük ve bagaj teslim işlemlerinden sonra doğrudan yaya yoluna çıkıyordu. Bu sebeple havaalanı yetkilileri  yolcuların durabileceği cam bir bölme yaptırdı.

Oculus

11 Eylül 2001’de yıkılan İkiz Kuleler diye bilinen Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu bölgede Oculus ismi verilen bir anıt istasyon binası yapmıştır. Bu projeyle dünyadaki en pahalı istasyonu yapan mimar unvanına sahip oldu. Projenin 2 milyar dolarlık bir bütçe ile yapılması ön görülürken maliyet 4 milyara çıktı. Hatta bu yüzden orijinal projede hareket etmesi planlanan kanatların hareketini sağlayacak hidrolik sistemden vazgeçildi.

Sanat ve Bilim Şehri Projesi

Sanat ve Bilim Şehri projesinde yaptığı bahçe düzenlemesi ise mimar için alay konusu olmuştur. Kemerler aşırı derecede ısındığı için sarmaşıklar kemerlere sarılamamaktadır. Gösteri salonunun tavanı akmış, bir fırtınada ise operayı su basmış. Çelik yüzeyi kaplayan seramiklerde, iki farklı malzemenin farklı genleşmesinden dolayı kabarmalar meydana gelmiştir.

Bu yaşananlardan dolayı gelen eleştirilere Calatrava şu açıklamayı yapmıştır: “Amacım her zaman şehirleri güzelleştiren ve o şehirlerde yaşayan ve çalışan insanların hayatını zenginleştiren sıra dışı şeyler yapmaktır.” Bu amacı edinmiş ünlü bir mimarın birkaç projesi kontrolden çıkabilir diyebiliriz ama bazı mimarlar, akademisyenler ve inşaatçılar, Calatrava’nın bütçe aşımı, gecikme ve davalar yüzünden sıkıntıya düşen projelerinin sayısının alışılmadık düzeyde fazla olduğunu söylemektedir. Bu konuda Bilbao Mimarlar Odası’nın başkanı Jesus Canada Merino, “İşlevsellik veya müşteri memnuniyeti peşinde koşmak yerine, sürekli benzersiz şeyler yapmak istediği görülüyor” demektedir. Valencialı siyasetçi Blanco ise “Diğer mimarlar tam olarak ne tür kapı kolu istediğini ve bunları nereden ne fiyata alacağını bilir. Ama Calatrava öyle değil. Onun projelerinde bu tür hassasiyetler yok. Başka bir mimarın yaptığı bir akvaryumla ilgili dosyaların bile çok kalın olduğunu görürsünüz. Ama Calatrava’nın projelerinde sadece beş on sayfa belge var” diyerek Calatrava’nın tasarımlarında çıkan sorunların birinin de çok az detay içerdiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

Tüm bunlar neticesinde incelenmesi gereken hususlara baktığımızda; Calatrava’nın yapılarının hazırlık ve uygulama sürecinde yetersiz verilerin olması, Güzel Sanatlara olan tutkusunun yapıda mimarlığının önüne geçmesi ve birçok disipline hâkim olma düşüncesiyle fikir alışverişinde bulunmaması gibi nedenlerin yapılarında sorunlara neden olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar estetiksel olarak başarılı yapılar tasarlasa da, işlevsellikteki eksikliklerden dolayı kullanımı zorlaştırmıştır. Bu sebeple; kulağa hoş gelen vasıfları olsa da bunları bir teknede yoğurup hâkim olduğu alanlardaki bilgisini yapılarına yansıtamayan Santiago Calatrava teorik olarak Mimar, Mühendis ve Sanatçıdır.

Buluşmadan Önce Katılımcılara Sunulan Kaynaklar:

1-   https://www.sanalsantiye.com/idol-bir-muhendis-santiago-calatrava/

2-   http://www.arkitera.com/haber/17753/bir-mimarin-sorunlu-gecmisi

3-  http://www.yapi.com.tr/haberler/marifet-eserde-degil-onu-sunus-seklinde_49586.html

4-  http://www.mimdap.org/?p=116054

5-  https://www.arkitektuel.com/oculus/

6-  https://www.icmimarlikdergisi.com/2016/04/14/yarinin-muzesi-santiago-calatrava/

7- https://soundcloud.com/farklikaydet/senden-benden-yakisikli-yapilar-1-santiago-calatrava

Moderatörler:

-Gamze ÖZCAN

-İbrahim Yunus ÖZ

-Yusuf MAVUŞ

Buluşmaya Katılanlar:

-Ece DENİZ

-Berna DERE

-Yusuf MAVUŞ

-Semih ÇÖMLEK

-Furkan Yaşar GÜMÜŞ

-Esat HAZAR

-Mehmet KARADENİZ

-Ebru MERAL

-Gamze ÖZCAN

-İbrahim Yunus ÖZ

-Ömer Faruk ÖZDEMİR

-Diler Zeynep ESENKAL

-İbrahim ERGİN

-Özge SERBEST

Mimarlık ve inşaat mühendisliği alanında daha fazla iz bırakan isim görmek isterseniz sitemiz alt başlıklarından “İz Bırakanlar” seçeneğine göz atabilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki makaleDünyanın En Yüksek 5 Yapısı
Sonraki makaleHas Mimarlık
Ölçeğin insan olduğu mimarlık, toplumsal bir eylem olmasının yanında mimarlık kültürüne dahil olan, muhatap olan herkesin, kentlinin ortak ürünüdür. Kentte söz sahibi olan insan, günümüz yapılaşmış çevresine ne kadar duyarlıdır? Toplum düzeyinde mimarlık bilinci oluşmadığı sürece gerçek manada iyi tasarlanmış kentler ve kaliteli bir çevre oluşması da mümkün değildir. Bu bilincin oluşmasında mimarlık öğrencilerinin rolü oldukça önemlidir. Bu sorumluluğu edinen bizler, mimarların kente, kentliye, bizlere neler dediklerini tartışmak ve üzerine bir şeyler koymak üzere “Mimarlar Ne Der +? “ tartışma serisini düzenliyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz