PAYLAŞ

Hızlı nüfus artışı ve nüfusun artan ihtiyaçları nedeniyle devletlerin yerine getirmesi gereken sorumluluklar artmıştır. Bu sorumlulukların yerine getirilebilmesi için eni para kaynakları arayışına girilmiştir. Bu doğrultuda toplumsal ihtiyaçlar devlet tarafından yerine getirilirken; bu anlayış yerini ihtiyaçların kamu ve özel sektör işbirliğinde gerçekleştirilmesi anlayışına bırakmıştır. Bu işbirliği günümüzde Yap İşlet Devret (YİD) olarak adlandırılır.

YİD Modeli, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, elde edilecek kar dahil yatırım bedelinin şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesini ifade eder.

Mevzuattaki tanımdan da anlaşılacağı üzere firmaların yapının yapım masraflarını karşıladıkları karşılığında ise yapının işletme ücretlerini belli bir süre zarfı için aldıkları sistemdir. Bu sistemde iki adet taraf vardır. İlki devlet, diğeri ise firmadır. Firma devletin istediği yapıyı tasarlar ve inşa eder veya tasarlanmış yapıyı inşa eder. Karşılığında da yapının işletme ücretlerinin kendisine kalmasını devlet taahhüt eder.

Yap İşlet Devret Süreci

Süreç, planlanan yatırım ve hizmetin YİD modeli ile gerçekleşebilmesine izin veren idari kararın alınması ile başlar. Idari kararın alınmasını, YİD modelini kullanmak isteyen idare, bakan imzalı projeye ilişkin ön yapılabilirlik etüdüyle birlikte Yüksek Planlama Kurulu’na (YPK) müracaat eder. Kurul izni alındıktan sonra sermaye şirketi veya yabancı şirketle devlet arasında sözleşme imzalanır. Sözleşme imzalanan şirketlerden bazıları yerli ve yabancı özel sektör temsilcileri tarafından bir araya gelerek oluşturulmuş konsorsiyum (adi ortaklık) şirketler de olabilmektedir. Buna ek olarak ülkemizde YID modelinin uygulanabilmesine dair bilgiler 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usül ve Esaslarına İlişkin Karar’da yer verilmiştir. Bu kararla birlikte hazine garantisi, harç ve vergilerde muaf olma gibi birçok teşvik sağlanmıştır. Bu teşviklerde gündemde sürekli duyduğumuz Hazine Garantisi, ihale süresince firmanın istediği karı elde edememesi durumunu göze alarak bu ücreti ödeyeceğini belirtmesine denir.

YİD modelinin en önemli avantajı sermayenin devlet tarafından karşılanmasının gerekliliğinin olmamasıdır. Sağlanacak olan finansman kaynağa ile devlet, vatandaşına karşı olan sorumlulukları gereği yapması gereken projeleri borçlanmadan yapabilmektedir. Bunun yani sıra yabancı firmalara yönelik açılan yeni yatırım alanları yurt içine döviz girmesi konusunda pozitif etkimektedir. Devlet bu model aracılığıyla özel sektörün tecrübesinden, etkinliğinden ve verimliliğinden yararlanır. Model ayrıca ileri teknolojiye sahip olmayan devletin, teknolojiye daha kolay ulaşmasını da sağlar.

YİD modelinde taraflar, yasaya göre uzun bir süre geçerli olacak bir sözleşmeyle bağlanmaktadır. Bu uzun yapım ve işletim sürecinde olabileceklerin gelir ve gider hesaplarının taraflarca iyi bir şekilde yapılmaması halinde taraflardan birisi ciddi bir maddi zarara uğrayabilir. Örnek olarak, 1989 yılında Latin Amerika’da Yap-İşlet-Devret Modeli ile yapılması planlanmış olan 5000 km’lik otoyolun işletme ücretleri, yaklaşık 20 yıl boyunca projenin yapımını üstlenen şirketin kazancı olacakken, yol geçiş ücretlerinin kullanıcılara yüksek gelmesi sonucunda otoyolun işletme süresi 30 yıl boyunca şirkete tahsis edilmek zorunda kalınmıştır.

Ülkemizde devasa projelerde de görülmekte…

YİD Modeli devlete, devletin bütün parayı karşılayarak yaptırmasından daha az yük olduğu için, ülkemizde modelin uygulamalarını devasa projelerde görmemiz mümkündür. Avrasya Tüneli, Avrasya Tüneli İşletme inşaat ve Yatırım A.Ş. (ATAŞ) tarafından YİD Modeli esaslarınca yapılmıştır. Tünelin işletmesi 25 yıl boyunca ATAŞ’a verilmiştir. Proje kapsamında şirkete tünelin içinden 68 bin araç geçeceğinin garantisi verilmiştir ancak araç geçiş sayısı ortalama 50 bin ile kalmıştır. Aradaki fark devlet hazinesinden karşılanmaktadır. Verilerin yanlış oluşturulması sonucunda bu projede YİD Modeli’nden elde edilmesi beklenen verim karşılanamamaktadır.

Osmangazi Köprüsü, Göçay Konsorsiyumu tarafından yapılmıştır. Günlük 40 bin araç geçişi olacağı ön görülmüş olan projenin işletmesi 22 yıllığına Göçay Konsorsiyumu’ndadır. Ancak bu projede de gerçekleşen geçiş sayısı beklenenin çok altındadır. Dolayısıyla, 22 yıl boyunca geçiş sayısını 40 bine tamamlayacak meblağ devlet hazinesinden karşılanacaktır. Yap-İşlet-Devret Modelinin olumlu-olumsuz yönleri birçok kesim tarafından tartışılıyor. Günümüzde bu modeli savunanların yanı sıra karşı çıkanlar da vardır. Henüz bu modelde acemi olduğumuzu düşünerek, iyimser bakış açısı ile ileride devletimize birçok eserin bu modelle çok daha uygun fiyatlara kazandırılacağını düşünüyoruz.

Metehan Hanedan

Olcay Bayrak

İTÜ MHK

İlginizi çekebilecek daha fazla yazıya ulaşmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz…

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz