PAYLAŞ

Nüfus çoğalıyor, yapılaşma durmaksızın artıyor. Her yerin betonlaşmasından şikayet edip duruyoruz, nefes alacak alanlarımız yok denecek kadar azaldı. İnsanlar nefes almak için uzaklara kaçmak zorunda kaldı, kırsala yerleşme hayalleriyle dolup taştık.

Peki ne yapmalı, evimizdeki saksılarla mı yetinmeli, yeşile doymak için emekliliği mi beklemeli?

Aslında bu metropolleşen kentimiz İstanbul’da kaçabileceğimiz, toprağa dokunabileceğimiz alanlar bulunuyor: bostanlar.

İstanbul’un tarihinde Pervititch Haritaları’nda da gördüğümüz üzere daha fazla olan bostan kültürüne günümüzde az da olsa rastlamak mümkün.

 

KUZGUNCUK BOSTANI

‘İlia’nın Bostanı’ olarak da anılan Kuzguncuk Bostanı, her yıl yapılan çekilişlerle belirlenen alanlarda Kuzguncukluların ekim yaptığı, bunun da ötesinde haftanın yedi günü genç yaşlı herkesin bir araya gelerek vaktini geçirdiği bir mahalle bostanı.

Rivayete göre 700 yıldır varolan bu bostana 90’larda hastane yapmak isteniyor Kuzguncuklular izin vermiyor. 2010’da tekrar bir okul projesi yapılıyor, anıtlar kurulu ve Kuzguncuklular yine izin vermiyor. Daha sonra bostan belediyeye geçiyor. Bunun üzerine Kuzguncuklular belediyeye bostanın devam edeceği aynı zamanda da iyileştirmelerin olacağı bir projeyle gidiyorlar. O mahalleden olan mimar Boğaçhan Dündaralp de projeyi hazırlıyor. İnsanların günlerini geçirebilecekleri, açık hava sineması, hıdırellez kutlamaları gibi insanların burada zaten yaptıkları şeyler için alan düzenlemesi yapılıyor. Kuzguncuklu bu bostanı çok seviyor!

YEDİKULE BOSTANLARI

Değişen bostancılarıyla birlikte uzun yıllardır yaşamaya devam eden, ticari amaçlı tarım yapılarak kentin göbeğinde şehri her açıdan besleyen Yedikule Bostanları, hem bostancıların ekmek kapısı, hem de yanında yer aldığı İstanbul Kara Surları ile birlikte kültürel mirasımızın bir parçası.

II.Theodosius’un yapımını başlattığı surlara fetihe kadar ilaveler yapılmış. Yedikule Bostanları ise varlığını 5. Yüzyıldan yani Theodosius Surlarının yapımından bu yana sürdürmektedir.

Bu bostanın da tarihinde yapılaştırılmaya çalışılması, küçültülmesi gibi çeşitli olaylar gerçekleşmiş. Oldukça da küçülmüş durumda. Neyse ki son olarak Haziran 2017’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yedikule Bostanları’nı “Kentsel Tarım Parkı Rehabilitasyon Projesi” adı altında yeniden tasarlayacaklarını açıkladı.

Yedikule Bostancılar Derneği başkanı, bahçıvan Özkan Ökten, kentlilere sesleniyor: “İstanbul halkını Yedikule Bostanları’na bekleriz. Gelsinler, alışverişlerini yapsınlar, çocuklarıyla gezsinler. Buyursunlar.”

TARLATABAN

Sağlıklı gıdaya erişimin zor olması üzerine “Üniversitede tarım mümkün mü?” sorularıyla yolan çıkan Boğaziçililer, Tarlataban projesini tasarlıyorlar ve iki kulüple birlikte bunu hayata geçiriyorlar.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, eğitmenler ve okul dışından gelen gönüllülerle birlikte kolektif olarak ekim dikim yaptıkları bir dayanışma bostanı olan Tarlataban, oluşturduğu tohum kütüphanesi ile atalık tohuma dikkat çekiyor, fidelerini diğer bostanlara dağıtıyor, kendileri gibi adil, sağlıklı, erişilebilir gıdayı hedefleyen diğer topluluklarla birlikte alternatif bir ekonomik sistemin yaratımına katkıda bulunuyor. Tohum ve bahçecilik konularında eğitimler düzenliyorlar.

Bostan pazar günleri gönüllülere açık.

ROMA BOSTANI

Cihangir’in önce çöplüğe dönen sonra da imara açılması gündeme gelen dik bir yamacında boy gösteren Roma Bostanı, şimdi permakültür ilkeleri ile tasarlanan, ürünleri atalık tohumundan yetişen, yavaş yavaş bir “gıda ormanı”na dönüşen, çitlenmediği için herkese açık olan bir topluluk bostanı. Roma Bostanı insanları, işgalle başlayan hikayelerini, buradaki yapılaşmanın durdurulması kararı ile birlikte “Emsal olsun, ilham olsun!” diyerek devam ettiriyor.

 

Mahallelerimize yeşili getirmek bizim elimizde! Topraklı günler! 🙂

 

REFERANSLAR

https://khasyedikulebostanlari.wordpress.com/2018/01/05/286/

http://bostanhikayeleri.com/

https://www.haberler.com/istanbul-un-bostanlari-geri-donuyor-9888849-haberi/

Akropolis

Sürdürülebilir Dikey Şehirlileşmeye Doğru

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi buraya giriniz